Yürüyen Ölüler
İnsanların bir anda bir virüsün ortaya çıkmasıyla yaşam
fonksiyonlarını yitirmesi ve sadece beyinlerinde çok küçük bir bölgenin
çalışması, bu bölgenin işlevi ise vücudu hedefe ulaşabilmesi için kullanması.
Hiçbir yaşam belirtisi olmayan, sese karşı duyarlı ve aşırı açlık hissine sahip
ölüler bunlar. Sahip oldukları virüsler bulaşıcıdır ve bir anda kişiyi bu
ölüler kervanına katıyor. İnsan vücudundaki küçük bir yaraya temas edildiği
takdirde, vücuda yayılması kaçınılmazdır. Bu virüse sahip olan vücut aşırı sarhoş
bir insan gibi yürür ve hiçbir anlama gelmeyen garip sesler çıkarır. Onlardan
kaçış imkânsız bir savaşa dönüşür, çünkü her yerdedirler. Diğer tarafta ise bu
virüsten uzak durmaya çalışan bu yüzden hep savaş halinde olan, yeme, içme gibi
temel ihtiyaç gerektiren besinler için arama ve uğruna riske girme halinde olan
ve güvenilebilir yer arayışı içerisinde olan insan grupları var. Fakat bu yaşam
mücadelesindeki gruplara ayrılmış insanlar sadece bu ölülerle değil kendi
aralarında da savaşmaktadır çünkü herkesin tek amacı yaşamak ve bunun için grup
dışı insanlara karşı inanılmaz derecede güvensiz ve acımasızdırlar. Herkes
kendini eni sonu bir gruba dâhil etme ihtiyacı duyar, bilinir ki; bu acımasız
ve zorlu yaşam şartları içerisinde tek başına kalmak ölümle eşdeğerdir. Bir
gruba dâhil olmakta yetmez, grubun sahip olduğu güvenlik seviyesi yüksek
yerlere ve araçlara sahip olup olmadığı da önemlidir. Silah en önemli
özelliktir gruplarda aranılan. Herhangi bir ırk, cinsiyet veya etnik grup farkı
gözetmeksizin kişiler arasında olaylar gelişir. Bu farklı kültür ve etnik
kökene sahip insanların aralarında duygusal bağ oluşur ve grup üyelerine güçlü
bir şekilde bağlanırlar. Hatta bu yaşam şartları içerisinde evlilikler ve bu
kanlı dünyaya çocuk getirme ideolojisi bile görülür. Görüldüğü üzere yaşama
düşüncesi veya var olma düşüncesi içerisindeki bu insanlar hayata tutunmakla
kalmıyor, büyüyüp çoğalma düşüncesine de sahip oluyorlar. Bu çetrefilli hayatı
çok güzel konu edinip, efsane kadro oluşturan ve dizi sahnesine döken adamın
adı yönetmen Frank Darabont’tur ve dizinin adı da Amerikan yapımı ‘The Walking
Dead’’tir. İzlemeniz okuduğunuzda hissettiğiniz duygunun çok çok üzerindedir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder